Ozon, 3 oksijen atomunun meydana getirdiği renksiz bir gazdır ve atmosferimizde bulunmaktadır. Gökyüzünün mavi renkli olmasının ana sebebi ozon gazıdır. Dünya üzerine düşen zararlı morötesi radyasyona karşı korunma sağlayan ozon, havanın temizlenmesinde de çok önemlidir. Günümüzde sağlık, lojistik, tekstil gibi alanlarda dezenfektan olarak sıklıkla kullanılan ozondan sağlıkta tedavi amaçlı olarak da faydalanılmaktadır.

Ozon gazı, dezenfektan özellikleri nedeniyle diş hekimliğinde son 10 yıl içerisinde çok yoğun araştırılmış ancak çelişkili sonuçları nedeniyle tedavi prosedürlerine önemli bir nokta olarak girmemiştir. Ancak doğru endikasyonlar ile kullanımının diğer tedavileri destekleyici etkisi görülmüştür. Özellikle çürük dişlerde, mantar enfeksiyonu sonrası protezlerin temizliğinde, apikal abse sonucu diş çekimi yapıldıktan sonra ozonlu su kullanımının dezenfektan etkisi nedeniyle, periodontitis olan ve implant çevresinde kemik ve diş eti kaybı (periimplantitis) olan bireylerde diş eti cebi içerisindeki bakteri yükünü azaltmak amacıyla ozon kullanımının, yapılan diğer tedavilere destek olabileceği gösterilmiştir.
Bunlarla beraber ozon uygulaması kesinlikle tek başına bir tedavi değildir.

Ozon uygulaması için özel bir cihaz ve başlıkları bulunmaktadır. Çünkü ozon, doğrudan yüzeye temas edilerek uygulanmaktadır. Uygulama esnasında herhangi bir ağrı olmamaktadır ve uyuşturmaya gerek yoktur.
Çürük nedenli uygulanacak ise, ozon cihazının başlığına başlangıç çürüğü bulunan bölgeye ya da çürük nedeniyle temizlenmiş bölgeye uygun uç takılır ve kontrollü bir uygulama ile diş yüzeyindeki bakteri, virüs ve mantarların ortamdan uzaklaştırılması sağlanır.

Diş eti tedavilerinde ise ozon, diş eti cebinin içerisine uygun uç yerleştirilerek yaklaşık bir dakikalık bir uygulama ile ozonun cep içerisindeki bakterilere etki etmesi sağlanmaktadır.
Bu şekilde, temizlik ve kök yüzeyi düzleştirilmesi işlemleri sonrasında kalan bakteri kolonilerinin parçalanması ve ortamdan uzaklaştırılması sağlanır.
Bu sayede diş etinin dişlere daha iyi bir tutunma sağlaması mümkün olabilmektedir. Aynı zamanda kan dolaşımını da artırdığı için yara iyileşmesinde olumlu bir etki sağlamaktadır.

Antimikrobiyal özellikte olmasına ek olarak dezenfektan özelliği nedeniyle diş hekimliğinde tedavilere ek olarak tercih edilmektedir.
Bu uygulamaların hepsi doktorun gerek görmesi halinde uygulanmaktadır.