Hyalüronik asit, sodyumsetilglikozamin ve glukuronik asitin oluşturduğu disakkarit birimlerinden meydana gelen bir polisakkarittir.
Ana işlevleri; yara iyileşmesi sırasında meydana gelen enflamasyon etkilerini yavaşlatmak ile beraber hücre sayısının artması, epitelizasyonun desteklenmesi ve kollajen yapımını engelleyerek skar (yara izi) oluşumunu azaltmaktır.
Hyalüronik asitin diş hekimliğinde kullanımı yeni olmakla birlikte, her yara yüzeyinde kullanılmamaktadır. Kullanımında daha çok tercih edilen alanlar; çene eklemi osteoartrit tedavisinde, ağız içindeki bazı ülseratif lezyonların tedavisinde ve bazı cerrahi işlemlerde kullanılmaktadır.

Hyalüronik asit, genellikle ağız içerisindeki çeşitli iltihaplanma süreçlerine karşı kullanılmaktadır. Çünkü iltihaplanma süreçleri sırasında vücudun doğal reaksiyonu hyalüronik asit seviyesinin yükselmesi şeklindedir. Dışarıdan uygulanan hyalüronik asit ile dokunun vereceği reaksiyon ile iyileşmenin hızlanması sağlanır. Ağız mukozası, sürekli yenilenen bir dokudur ve bu mukoza, yanakların iç alanı, dil, dilin alt dokusu, diş eti bölgelerinden oluşmaktadır. Bu sürekli yenilenen dokular hyalüronik asit sayesinde daha hızlı hücre artışı sağlayabilmektedir.
Ağız içerisinde meydana gelen tahriş, diş eti yaralanmaları ya da diş eti operasyonları sonrasında iyileşmenin hızlandırılması, iltihabi sürecin engellenmesi ya da azaltılması amacıyla doktorunuzun önerisi ile kullanılabilmektedir.
Bunlarla beraber özellikle bazı bakterilerin üzerindeki bakteriostatik etkisi, yani bakterilerin üremelerini engellemesi etkisi nedeniyle diş etindeki ya da ağzın diğer bölgelerindeki iltihabi süreçlerde kullanılmaktadır.
Ağız kuruluğu olan bireylerde ya da radyoterapi, kemoterapi ya da psikotropiklerin yan etkileri sonrasında ortaya çıkabilen ağız kuruluğu gibi durumlarda ağızda bir rahatlama sağlayabilmektedir.

Hyalüronik asit, hücre sayısının hızlı artışında rol oynaması, bazı biyomateryaller için iskelet görevi görmesi gibi nedenlerle çeşitli yönlendirilmiş doku rejenerasyonu tekniklerinde ve doku mühendisliği araştırmalarında kullanılmaktadır.

Hyalüronik asit periodontal dokularda çeşitli düzeylerde saptanmıştır. Diş eti ve periodontal ligaman gibi mineralize olmayan dokularda; sement ve alveol kemiği gibi mineralize dokulara göre daha belirgin düzeyde yüksek görülmektedir. Bu nedenlerle periodontal işlemlerde tercih edilebilmektedir. Ancak hyalüronik asit suda kolaylıkla çözünebildiği için bazı yapısal değişiklikler ile farklı moleküler ağırlıklarda üretilmektedir ya da membran, kendiliğinden çözünen spanç içerisinde kullanılmaktadır.
Bunlarla beraber hala daha fazla kanıt sunulmasına ihtiyaç vardır. Yani, bazı araştırmalarda hyalüronik asitin herhangi bir artı etkisinden bahsedilmez iken bazı araştırmalarda daha iyi iyileşme sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenlerle hyalüronik asitin periodontoloji alanında kullanılması için periodontologunuzun önerisi doğrultusunda hareket etmek en mantıklı seçimdir.
